Al Madinah Quran
Language
The Reality Page 567
Home
Juz 29 Page 567 / 604 Hizb 57

Ayah meanings

Diyanet İşleri

Türkçe

Diyanet İşleri · Tanzil Project · Version tanzil-2026-09-21

  1. 9

    Firavun, ondan öncekiler ve alt üst olmuş kasabalarda oturanlar da suç işlemişlerdi.

  2. 10

    Rabbinin peygamberine baş kaldırmışlardı. Bunun üzerine Rableri onları şiddeti arttıkça artan bir şekilde yakaladı.

  3. 11

    Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.

  4. 12

    Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.

  5. 13

    Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.

  6. 14

    Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.

  7. 15

    Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.

  8. 16

    Gök yarılır; o gün düzeni bozulur.

  9. 17

    Melekler onun çevresindedirler; o gün Rabbinin arşını onlardan başka sekiz tanesi yüklenir.

  10. 18

    O gün siz huzura alınırsınız, hiçbir şeyiniz gizli kalmaz.

  11. 19

    Kitabı sağından verilen; "Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum" der.

  12. 20

    Kitabı sağından verilen; "Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum" der.

  13. 21

    Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.

  14. 22

    Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.

  15. 23

    Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.

  16. 24

    Onlara şöyle denir: "Geçmiş günlerde, peşinen işlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz içiniz."

  17. 25

    Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

  18. 26

    Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

  19. 27

    Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

  20. 28

    Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

  21. 29

    Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

  22. 30

    İlgililere şöyle buyurulur: "O'nu alın, bağlayın."

  23. 31

    "Sonra cehenneme yaslayın"

  24. 32

    "Sonra onu boyu yetmiş arşın olan zincire vurun";

  25. 33

    "Çünkü, o, yüce Allah'a inanmazdı."

  26. 34

    "Yoksulun yiyeceği ile ilgilenmezdi."

  27. 35

    "Bu sebeple burada bugün onun bir acıyanı yoktur."

Reading

Display settings

Quran text size
Appearance
0:00/0:00